3D ya da “Stereoskopi”, beynimizin üçüncü bir boyutu nasıl algıladığına yapılmış bir atıftır.

Birbirinden çok az farklı olan iki görüntü beyne gider, ki bu noktada bu ufak farklılığı dengelemek için çok fazla geometrik işlem gücü gereklidir. İşte iki resim arasındaki bu ufak farklılık, 3D denilen teknolojidir. Yani beynimiz, aynı şeyin iki farklı perspektifini alıp bu iki perspektifi dengelemesiyle gerçekleşmektedir.

Günümüz modern 3D teknolojisi de bu işlemi tekrarlamaya çalışmaktadır. Bütün  3D gözlükler ve projektörler, her bir gözün farklı perspektifler ile beslenmesini sağlamaya çalışmaktadır.

Evet, bir bakıma kolaydır. Beynin iki farklı görüntü arasındaki perspektif farkını algılaması, matematik ve geometri sayesinde tüm açıları algılayıp görüntüleri eşitlemesi çok kolay. Zor olan şey ise, bütün bunları kamera ile yapmak ve görüntüyü katletmeden her bir göz için farklı görüntüleri sağlamaktır.